İyi Gün Dostunun Pişmanlığı

Günlerden bir gün bir çocuk anne ve babasından ısrarla bir yavru köpek ister. Her gün tekrarlar bu isteğini. Takar bu fikre illa olacak bir yavru köpeği… Tutturmuştur artık bir kere…

Yine bir gün:

-Anne, baba ne olur bana bir köpek alın ne olur… diye yalvarır ve ekler; Sorumluluğun hepsini ben alacağım. Mamasını, suyunu, tüm bakımını üstleneceğim. Ne olur yeter ki bir köpeğim olsun.

Annesi ve babası bir ağızdan artık bu yoğun ısrara dayanamayarak;

-Yarın konuşuruz. Biz bir yol düşünelim bu konuyu derler.

Çocuk çok sevinir bu habere. Heyecandan ertesi günü zor eder. Ve beklediği an gelir;

Annesi: Hadi oğlum yemeğini bitir bugün sana bir köpek alacağız.

der ve birlikte gidip onun istediği gibi bir yavru köpek alırlar.

Sevinçten havalara uçan çocuk sonunda köpeği kucağında muradına erer…

İlk günler, haftalar güzel geçer. Yemeğini, suyunu hiç ihmal etmez ama sonra sonra sıkılmaya, yorulmaya başlar. Elde edince heyecanı da kalmamıştır artık. Hevesini alınca köpeği bir yük gibi görmeye başlar.

Bir gün tam köpeğin yemeğini vereceği sıra arkadaşları oyuna çağırır.  Köpeğine dönerek;

-Sen oynayamıyorsun diyerek kızar köpeğine… Şimdi seninle uğraşamam git bir şekilde doyur karnını bana ne zaten çok sıkıldım artık senden der ve gider.

Köpeği bu duruma çok üzülür. Anne ve babasının çöpe attığı artıklarla doyurur bir şekilde karnını…

Annesi çocuğun köpeğini ihmal ettiğini hisseder ve sorular sormaya başlar.

-Köpeğinin karnını doyurup, suyunu veriyor musun? diye… çocuk her seferinde yalan söyler… “Veriyorum tabi ki” der.

Kendi kendine ise “Sonra veririm… Yarın veririm… Bir ara veririm… diye diye zavallı köpeği hep ihmal eder. Çoğunlukla aç ve susuz kalır zavallı köpek.

Buna rağmen ondan çok sıkıldığı için onu terk etmeye de karar verir. Köpeği hiç acımadan sokağa bırakır. Tam o sırada arkasını dönüp gidecekken engelli bir kız gelir ve der ki;

-Ne olur onu sokağa atma!

-Bu benim kararım sen karışma der engelli kıza da kızarak…

-Unutma o sana muhtaç… diyerek haykırır acımasız çocuğun arkasından… engeli kız ama sesini duyuramaz… Çocuk duymazlıktan gelir ve gider.

Aradan birkaç yıl geçer ama bu zaman zalim çocuk için hiç iyi geçmez. Önce çocuğun babasının şirketi batar. Günden güne yoksullaşırlar. Önce annesi sonra babası ard arda rahatsızlanır ve ölürler. Hayırsız akrabaları sahip çıkmadığı için sokaklarda yaşamaya başlayan çocuk tıpkı zamanında sokağa terk ettiği köpeği gibi aç ve susuz kalır. Kimsesizliğin ne olduğunu artık çok iyi öğrenmiştir. Açlıktan bitap düştüğü bir anda irice bir sokak köpeği ağzında bir somun ekmekle çıkagelir. Ekmeği çocuğun önüne koyar ve başında sessizce bekler. Çocuk ekmeği büyük bir sevinçle yer. Hatırlar yıllar önce terk ettiği köpeğini… Sarılır sımsıkı bu vefalı eski dostuna gözleri yaşlar içindedir pişmanlıktan…

O anda karşı penceredeki tül perdenin ardında köpeğini terk etme o sana muhtaç diye haykıran engelli kızda izlemektedir. O da gözyaşlarını tutamaz…

Hikayenin Yazarı: Medine Poyraz

Gördüğünüz resim, bu hikayenin yazarı olan Medine’nin el yazısı taslağıdır.

Yasemin Sayalı

Bir ahir zamandı. Sokaklar çok dardı. Kesse Leyla bileğini. Mecnun kanardı...

16 Yorum

  • Cevapla Mart 18, 2019

    Çağla

    Yaziya bayıldım, ders çıkartılacak çok nokta var.

    • Cevapla Mart 18, 2019

      Süleyman Aydın

      İbretlik bir hikaye bu güzel paylaşım için teşekkürler

  • Cevapla Mart 18, 2019

    Avalon

    kesinlikle harika bir yazı. Keza hepimiz yaşamışızdır hayatımızda benzer şeyler üzülerek. Gerçekten umarım yazıların devamı gelirde keyifle ingilizce çevirilerini de yaparım :).

  • Cevapla Mart 18, 2019

    FARUK UĞURLU

    Hayatta neydim ne olurum dememeli ..
    Bazen başa çıkmayacağın yükümlülüğün altına girmeyeceksin

  • Cevapla Mart 18, 2019

    Mutlu

    Harika Keyifle okudum yazıların devamını bekliyoruz

    • Cevapla Mart 18, 2019

      Akif

      Güzel bir yazı gelecek vadeden genç bir yazar büyük kitaplar yazdığı günleride görmek nasip olur işallah Medine hanım

  • Cevapla Mart 18, 2019

    Şermin

    Güzel ders çıkarılasi bir hikaye. Gününüzde çokça rastlanılan bir durum. Büyükçekmece de oturuyorum. Ve burası yazlıkçıların terkettigi köpeklerle dolu. Bir hayvanı mevsimsel olarak seveceksek insani nasıl sevebiliriz?
    Genç arkadaşımızı kutluyor. Cümlelerinde üslup birliğine daha dikkat etmesini temenni ediyorum. Cümlelerin bir cogu devrik çünkü. Kalemine sağlık diyorum ve israrla takip ediyorum.

    • Cevapla Mart 18, 2019

      Murat zirek

      Heveslerimizin peşinde koşuyoruz ama elde ettimiz de değeri azalıyor.. Bir süre sonra da değeri kalmıyor.. Bu birinci fasıl.. Empati yapmayan bir çocuk …
      Diğer tarafta kendisini uyarmasına rağmen dikkate almadığı bir uyarıcı.. Ve uyarıcının sahiplendiği Vefalı bir hayvan..
      Hayatımızda dokunan bir çok insanda olmayan Vefa .. Hayvanlar aleminde ki dostlarımızda var.. Hayvanları sevenler.. İyi insanlar..
      Küçük yazarımızı da tebrik ederiz.. Bize ulaşmasını sağlayan bambu ayağacı ailesine de kocaman teşekkürler…

  • Cevapla Mart 18, 2019

    Maxterx

    Eline sağlık hayatın içinden güzel bir hikaye olmuş

  • Cevapla Mart 18, 2019

    Esra yuksel

    Yazdigin bu hikaye hayatimizda ki gercekleri yansitan bi hikaye hayati bu kadar gercekligiyle yazdigin icin sana cok cok tesekkurler hayatinda hep yolun acik olsun basarilarinin devamini dilerim..

  • Cevapla Mart 18, 2019

    Ceyda

    Çok güzel bir anlatım ve hikaye olmuş yazarı tebrik ederim

  • Cevapla Mart 18, 2019

    Hasan Onur Ataç

    Çok beğendik ailecek tebrikler

  • Cevapla Mart 18, 2019

    Kiymet

    Yazıyı baştan sona okudum. Gayet akici bir dil kullanılmis. Biraz da Türk filmi tadinda olmus. Basarilar her zaman yazarla olsun, sevgiler

  • Cevapla Mart 19, 2019

    Müge Boyacı

    TEBRİ EDERİM.BAŞARILARININ DEVAMINI DİLERİM.

  • Cevapla Mart 19, 2019

    Esra

    İnsanın içine dokunan bir yazı. Hevesle elde ettigimiz her seyin bir sure sonra nasil gozumuzden dustugunu ancak en degerli seylerin de elde ettiklerimiz oldugunu cok guzel anlatmis yazar. Elimizdekilerin kiymetini bilmemiz gerek. Bu tur hikayelerin devamini dilerim. Yazarin ellerine saglik.

  • Cevapla Mart 20, 2019

    PELİN ÖZCAN

    Çok güzel ve çok gerçek bir hikaye… Yazar hepimizin gerçeğini vurmuş yüzümüze… Sevimli dostlarımız hevesimiz geçince, sıkılınca atabileceğimiz bir obje değil onların da bir canı olduğunu unutmamalıyız. Onlarında duyguları vat tıpkı bizim gibi… Ellerine ufkuna sağlık yazarın👏

Sen de yorum yaz Cevabı iptal etmek için tıklayın.

Süleyman Aydın için bir cevap yazın Cevabı iptal et