Geç De Olsa Anlamışım


Geç de olsa anlamışım;

Kısa ve az ilişki yaşadım. Bu sayede az sevgili tanıdım, sonunda az sevgi yitirdim. Elbette sonunda olması gerektiği kadar, olduğu gibi acıttı. Sızlattı. Uyutmadı, hatta ağlattı. Kendimi bilmez şekilde otobüslerin cam kenarında yaptığım yolculukları hatırlıyorum. “Yarasın” diye kaldırdığım kadehlerin aslında “yara” olana kalktığını anlıyorum. Aşk şarabının aslında aşık olduğun insan olduğunu anlıyorum.

Hayatın benden aldıklarından daha çok kendi ellerimle insanları kaybetmek canımı acıtıyor. Her an her şeyim gibi sandığım ve bir anda hiçbir şeyim olanlar… Bazen susup “dur” diyemeyerek gidişini izlediklerim. Kalbimden akan yaşlarla birlikte şehre terk ettiklerim, vaz geçtiklerim… Eskilerin karşına hiç beklenmeden çıkması bir yandan canını yakarken bir yandan mutluluk yaşatıyor. Kısacası acı mutluluğu tadıyorsun. Eksik olanından. Onu görünce aslında vaz geçtiğin değil de kaybettiğin olduğunu anlıyorsun. Sonra kendinin kaybolduğunu anlarsın ama ne geri dönebilir ne de acılarını sarabilirsin. Sen, yalnızlığını seyreder ve ona mahkum olduğunu bilirsin. Hem de kırgınlıkla, öfkeyle, gururla, kaybolmanla birlikte.

Şehrin karanlığına bir mehzup gibi düşen şehir ışıklarında, özlemin kalbini buz tutturan soğukluğunda, hiç beklemediğin ayrılıklar göz önüne düşüyor bazen şehrin güzelliğine bazen ise herhangi birisine. Çok zor oluyor hayalin ile içli dışlı olarak bir evin içinde yaşayınca onun gerçek olmadığını kabul etmek. Sana oralarda alışınca gerçek hayatta ki sensizliğe dönüş yapmak can yakıyor. Biliyorum sende o yüzden dönmüyorsun bana. Zor olduğu için. Sende şunu bil bence; Dünya zorluğuna aldırmadan her gün Güneş’ine dönüyor. Sen mi bana dönmeyi çok görüyorsun. Bu kadar da üşengeç olma sevdiğim. Hem gezegenler yer değiştiriyor sen üç, beş kilon ile mi bana gelmiyorsun? Diyorlar ki; Dünya bir şekilde dönünce mevsim değişiyormuş da sen bana dönsen ne değişecekmiş. Sensiz ya bahar gelmiş ya da kış ne fark eder? Baharda çiçeklerin kışında kahvenin tadı sensiz olmuyorken. Ama sen gelsen bir nebze de olsa zevk gelir be. Hem zaman hayata göre geçiyor ama yokluğuna berduş olan ruhum için hep pili bitmiş saat gibi duruyor.

Ve bizler genelde terk ettiğimiz gibi terk edildik, sevmediğimiz kadar sevilmedik. O yüzden çok sağlam sevilmedik. Günler geçtikçe zamanında anlayamadıklarımızı anlatmaya çalıştık. Bende sonradan anladım ki bir güvercinin saflığı, kartalın korkusuzluğu ve kelebeğin ömrü kadar kıymetli sevmişim. Ama gecikmişim. Terk etmişim, kaybetmişim.

Engincan KIZILIŞIK

Geç de olsa anlamışım..

11 Yorum

  • Cevapla Kasım 9, 2015

    Melike

    O nasıl bir cümledir..”Yarasın diye kaldırdığım kadehlerin aslında yara olana kalktığını anlıyorum..” İnsanın içine içine işleyen.. Hani olur ya bazen eksik başlar insan hayata, eksilmeden tamamlanmak zor olsa da..! Çabalar..Her yara geçmez derler.! Îyileşir elbet.. Ama yara derinse izi geçmiyo be Engincan..

    • Acılar geçiyor, anısı geçiyor, kanaması geçiyor, izler geçmez. Bu yüzden her zaman eksik yaşarız…Çok teşekkür ederim

  • Cevapla Kasım 11, 2015

    Merve

    Selam Engincan yine her zaman ki gibi muhteşemsin… Yaralı olanların kabuklarını kanatmayı değilde birazda tebessüm ettirmeyi başarsan !!! Lütfen.

    • Sizi tekrar görmek çok güzel… Sizinle her yazımın altında böylesine güzel yorumlarla karşılaşmak yüzümü güldürüyor…Çok teşekkür ederim merve hanım…Hayat bu kadar aciyken insanların yüzünü gerçekten güldürebilir miyiz? Saygılar

      • Cevapla Kasım 13, 2015

        Merve

        Bence hayata hangi taraftan baktığınla alakalı gülmek… Her zaman hayata acı olarak değilde biraz tebessümle bakmakta fayda var diye düşünüyorum Engincan ….

      • Cevapla Kasım 13, 2015

        Merve

        Rica ederim her zaman takipteyim :) Aslına bakarsan acı olan hayat değil , hayatı acı ve çekilmez hale getiren biz insanlarız. Mutlu olmak , gülmek için değilde tam tersine acı çekmeyi seviyoruz. Ve biz sevdiklerimize sevdiklerimiz de bize çektiriyor. Tıpkı senin yazdığın gibi Hayatın benden aldıklarından daha çok kendi ellerimle insanları kaybetmek canımı acıtıyor. Her an her şeyim gibi sandığım ve bir anda hiçbir şeyim olanlar…

      • Cevapla Aralık 10, 2015

        Merve

        Merhaba Engincan
        Yazılarının devamını sabırsızlıkla bekliyorum. Lütfen ihmal etme.

      • Cevapla Aralık 10, 2015

        Rüçhan

        Öncelikle seni tebrik etmek istiyorum Engincan yazılarına bayıldım .Okuduğum yorumlardan anladığım kadarıyla da yaşın ufak. ve bu yaşta muhteşem şeyler yazıyorsun. Gerçekten tebrik ediyorum ve yazılarının devamlarının gelmesini bekliyorum.

        Ben size katılmıyorum Meriç Bey. Bence insan ne olursa olsun yinede her şeyden önce kendisi için hayat için gülümser. Her ne kadar kötü bir dünyada yaşasak ta yinede gülmeyi bilmek gerek diye düşünüyorum ben…

  • Cevapla Kasım 13, 2015

    mrc

    Yaralanıp bırakılan bir insanı güldürmek hayata tekrar döndürmek zordur o yuzden gercek anlamda güldüremeyiz

  • Cevapla Aralık 25, 2015

    Engincan Kızılışık

    Benim Küçüğüm adlı yeni çalışmam paylaşılmıştır göz atabilirsiniz..:)

  • Cevapla Mayıs 17, 2016

    Gülşah

    Dönmeyecek ama dönse bile eskisi gibi olmayacak. Terk eden edilen ortada ki durum değişmiş olacak. İnsanın aşktan da acı çekmesi zaferdir fark edebilene. Verdiklerin için de aldıkların için de teşekkürler hiç benim olmamış sevgilim…

Sen de yorum yaz

Bu yazı hakkında yorumunuzu bekliyoruz