Bosna’nın 1 Milyon Nefret Çocuğu

Bosna’da Nefretin Çocukları – Savaş Günahları

Bosna’da 1 milyon nefret çocuğu… Diğer tüm savaşlarda olduğu gibi savaşın faturasını ödemek zorunda bırakılan küçük masum ruhlar… Şimdi size hamile bir kadına tecavüz edebilmek için karnını tekmeleyen bir Sırp askerinden bahsetsem… Ya da gözleri önünde kızlarına, karısına tecavüz edildiğini izledikten sona öldürülen babalardan… İşte Sırpların Bosnalılara yaptığı şey tam da bu… İşin tuhafı lafta İnsan Hakları savunucularının bahsi geçen ”insan” Müslüman olduğunda bırakın tepki göstermeyi daha Sırplara destek olduğuna şahit olup sadece izleyen insanlıktan…!

boşnaklara etnik tecavüz

80 kuşağının an be an şahit olduğu bu katliam güya medeniyetler kıtası Avrupa’nın göbeğinde yaşandı…  Nedense 11 Temmuz’da sadece öldürülen bebekleri anmakla yetiniyoruz. Hal bu ki anlatılacak yüzlerce hikaye, oturup ağlayacağımız daha büyük sebebimiz var. Şimdi daha iyi görüyorum sessizliklerinin sebebini, meğer pastadan herkese bir parça düşmüş… Mesela Sırplara destek olan Hollandalılara da en az Sırplar kadar lanet ediyorum.

Yazmak istedim çünkü bazılarınız gibi ben de acı gerçekleri sonradan öğrendim. MES Akademi‘de Senaryo Eğitmeni Uğur Uzunok‘un derste bahsettikleri, izlediğim Bosna savaşını anlatan filmler, GEA‘nın gönüllü kahramanlarının anıları, göndermeler yapan akıl baki dostlarım ve evrensel düşünebilen herkes gibi bir şekilde artık bende bunu öldüğüm güne kadar unutmayacağım.

bosna acıları

 O güzelim Bosna’daki maden kaynaklarının Boşnaklara soykırım getireceğini bilseydi eminim Aliya İzzetbegoviç hepsini toplatır o açgözlü sırtlanların önüne hiç düşünmeden atardı.

Bosna’da kim Boşnak, kim Hırvat, kim Sırp ayırt edebilmek çok zor. Çünkü zaten hepsi Slav ırkı… ama ne yazık ki birbirlerini öldürmek için güya nefretlerinin kaynağı farklı olan dinleri… Bana göre gerçek olan detay şu;  İslam’ı terörizm ile bir göstermeye çalışmalarına aykırı olarak, Katolik, Ortodoks ve Müslümanların birbirlerinin inançlarına saygı duyarak bir arada yaşayabileceklerinin örneği olan Bosna Hersek’in misyonlarına zarar vermesidir.

Öğrendikten sonra hala içimde sindiremediğim, nasıl bir empati kurarsam kurayım bir sebebe dayandıramadığım, kendi dünyamda kim ne derse desin en vahşi en sapık ırk olarak mimlediğim Sırplara artık acıyorum. İnsanlıktan bu kadar uzak yaşamak için sanırım kutsal kitapta yazan kadar büyük bir lanete uğramak gerek…

srebrenica katliam fotoları

Belki bizden bile daha güzel daha asil bir yaşam standartları olan Boşnak kadınlarının yaşadıkları tam anlamıyla vahşet… Kim bilebilirdi bir elinde kahve diğer elinde rujları, bu bakımlı neşeli kadınların bir gün tecavüz kamplarına düşeceğini, genelevlerde çeşitli işkencelere maruz kalacaklarını, pis kanlarını bulaştırdıkları Sırp askerlerinin çocuklarını doğurmak zorunda kalacaklarını… kim?

Tam savaşın acıları yeni yeni kapanmaya, yeniden başlamaya cesaret edecekleri bir zamanda zaten çeşitli sendromlar yaşarken bir de üzerine bildiğiniz üzere yakın zamanda yaşanan Bosna sel felaketi… Bir seminerde tanışmıştım GEA ile… Uzun uzadıya anlattılar selin aslında savaşın götürdükleri yetmezmiş gibi daha neler neler alıp gittiğini…

Verimli toprakları mahvolmuş, dillere destan tertemiz suları ölü hayvan leşleri kalıntılarıyla kirlenmiş… Gençlerini toprağa vermiş halkı evlerinde mahsur ve susuz kalmış… Anlattıkları her şey ile bir kez daha utandım… Şu sözleri hiç unutmuyorum;

” Birçok ülkeye destek için gittik ama Boşnaklar’dan daha gururlu bir halkla tanışmadık… Kimi yardım istemiyoruz dedi, kimi komşum hasta ona gidin dedi, bir başkası sadece su gibi un gibi en temel ihtiyaçlarını utana sıkıla istedi, o da ısrarımız üzerine…” Onurlu insanlara yardım etmek ayrı bir duyguydu diye bitirdi. Gözlerim doldu…

Bahsettiğim zaman da sen Boşnak mısın? Bu kadar üzülüp duruyorsun git Yörüklere üzül diyorlar… Nerede kaybettiğimizi bir kez daha anlıyorum… Biz de “iyi insan – kötü insan yok” biz de ırklar, mezhepler, cinsiyetler, dinler, diller var… Yani şeytanın oyununa gelmek var. Birbirimize düşmek, kendi hırslarımızın kurbanı olup dünyada kendi cehennemimizi ölmeden yaşamak var…

kendini asan bosnalı kadın

1995 yılında aslında 50.000 kadın öldü sadece bir kısmı henüz gömülmedi… Tecavüze uğrayan kadınların bir kısmı öldürülmüş. Birçoğu intihar etmiş. Bir kısmı da halen psikolojik destek almaya devam ediyor…

Savaşın bilançosu bu kadar da değil asıl canımı acıtan şu: Savaşın çocukları

Sırpların savaş politikalarından biri olan tecavüz kamplarında hamile bırakılan doğurmak zorunda kaldıkları çocuklar… Annelerinin yaşadığı travmalar sonucu çoğu daha bebekken öldürülen babası belli olmayan bu çocuklardan geriye kalanlar kaderine terk edilmiş yazık ki…  Kaderlerine terk edilenlerin ne yazık ki Saraybosna’nın arka sokaklarında “seks ticareti” kölesi olmuş… (Bu bilgi için kaynak;

http://pomaknews.com/?p=5304 )

bosnanın babasız çocukları

Bu yıl birçok duyarlı gazetecinin yaptığı röportajlardan da yola çıkarak ve bazı dergilerin yaptığı araştırmalar sonucu elde ettiği verilere göre neredeyse tüm dünyaya satılan çocuk pornosu kayıtlarının çıkış yeri haline gelen Bosna’nın arka sokaklarındaki yaşananlar kanınızı donduracak kadar büyük bir acı… Tecavüze uğramış bir kadının çocuğu olarak dünyaya gelmek suçunun faturasını her gün tecavüze uğratarak yaşamak zorunda kalarak ödemek…

Yasemin Sayalı

Bir ahir zamandı. Sokaklar çok dardı. Kesse Leyla bileğini. Mecnun kanardı...

30 Yorum

  • Cevapla Haziran 2, 2014

    onur

    Te amo jasminimmm

  • Cevapla Haziran 3, 2014

    Çağla

    Çok etkileyici gerçekten..

  • Cevapla Haziran 20, 2014

    Atakan ATA

    Geçenlerde turizm fuarındaydım… Bu yazıyı fuara gitmeden önce okumuş olsaydım Sırbistan standının önüne bir Türk bayrağı yanına da Bosna bayrağı asar bunu buradan sökenin anasını…. derdim…

  • Cevapla Haziran 20, 2014

    Atakan ATA

    Ahh beni göndereceklerdi o savaşa… Allah yarattı demezdim… Boyunlarını kırıp kırıp atardım… Türkler nasıl el ense çekip yere fırlatıyor görürlerdi…

  • Cevapla Temmuz 2, 2014

    Yusuf K

    Güzel bir yazı olmuş, emeğine sağlık :) Yarışmaya katılıyorum :D

    • Cevapla Temmuz 2, 2014

      Yasemin Sayalı

      Facebook sayfanızda arkadaşlarınızı da sayfamıza davet ettikten sonra yarışmaya katılmış olacaksınız Yusuf bey ;)

  • Cevapla Mart 5, 2015

    renin

    şu sözlerinizde dediğiniz gibi: (Nerede kaybettiğimizi bir kez daha anlıyorum… Biz de “iyi insan – kötü insan yok” biz de ırklar, mezhepler, cinsiyetler, dinler, diller var… Yani şeytanın oyununa gelmek var.)

    keşke önce insan olmayı başarabilsek …

    • Cevapla Nisan 29, 2015

      Yasemin Sayalı

      Evet aynen öyle sadece ama sadece “insan” olduğumuzu hatırlasak tüm sorunlarımız çözülecek zannediyorum…

  • Cevapla Nisan 17, 2015

    nilüfer

    Sözlü anlatım dersinde hocamız herkese birer konu verdi.ben de o konulardan birini seçmek yerine Bosna katliamını anlatmak istediğimi söyledim.sağ olsun kabul etti.konum için araştırma yaparken rastladım bu yazınıza.şu anda sinirden ağlamak üzereyim.böyle olmamalıydı!
    Boşnak bir arkadaşım var.onunla konuştum biraz.biz böyle düşünüyoruz da Boşnaklar ne diyor acaba diyerek sorular sordum ona.söylediğim ilk şey şu oldu:savaşa dair ne düşünüyorsun?nefret hissediyor musun?yoksa her şeyi unutmaya mı çalışıyorsun?
    arkadaşımın verdiği cevap şuydu:savaş döneminde boşnaklar isteselerdi sırpları öldürebilirlerdi.ama yapmadılar.çünkü biz insanız.sırplarla birlikte yaşamak zorundayız.onlardan nefret ediyoruz.anlarsın.sırplar birçok Müslüman boşnak’ı öldürdü ve biz bunları unutmayacağız.

    • Cevapla Nisan 29, 2015

      Yasemin Sayalı

      Canımm seni üzdüysem çok özür dilerim ama ne yazık ki gerçek bu… Ben de bir kaç film ve kitap okuduktan sonra kendimi Bosna Hersek’de buldum… Savaştan kalan her şey olduğu gibi… Hiç bir şeye dokunmamışlar UNUTMAMAK İÇİN! Binalardaki kurşun delikleri dahi olduğu gibi duruyor… Onlar kardeşimiz ve en az bizim onları sevdiğimiz kadar bize değer veriyorlar. Küçükte olsa verdiğimiz desteği unutmamışlar… Arkadaşın çok haklı… Ben de aynı ruh halindeyim nefret ettiğim Sırplar değil, bize düşmanlık besleyen ve bunu saklamayan Çetnikler… Bu eller birbirini tuttuğu sürece biz hep daha güçlüyüz içiniz rahat olsun… Çok öptüm değerli yorumun ve içten düşüncelerin için…

  • Cevapla Temmuz 14, 2015

    MuratHan Ateşoğlu

    Savaş bu

    • Cevapla Temmuz 23, 2015

      Yasemin Sayalı

      Savaştan çok katliam diyelim…

      • Cevapla Aralık 3, 2015

        Hakan Duman

        ” Savaş bu ! ” veya ” savaş bu mu?” diye çok tartıştık yaşça büyük abilerle,başka insanlarla hatta hızımı alamayıp subay arkadaşlarıma sordum.. ne yazıkki savaş buymuş.. Bir savaş başladığında,kadın çocuk ihtiyar hepsi asker oluyormuş.. savaş ahlakı filan hikaye.hepsi bunu söylediler.Askeri eğitim görmüş arkadaşlarım bunu söylediler.Dedim 6.ayından gün alan bebeğe tecavüz etmenin nesi askerlik ! Dediler askerlik onuru filmlerdeki senaryodur.. Savaş başladığında artık iki ordu bir alana toplanıp usulünce bir birbirine hücum etmiyor,savaş bir anda sen tvden izlerken radyodan dinlerken köyüne mahallene evine geliyor..Onların yaşadığıyda buydu ..Geride kimseni bırakmayacaksın düşmana..yanında götüreceksin yada göndereceksin.Sen dönmeden gelirse veya sen birşey yapmazsan düşmanın insafına kalırsın ,onuruna değil..! Defalarca tartıştım,öyle değil,izahı yok dedim sonunda bende gördüklerimden bu kanıya vardım. Savaşın ahlakı ancak filmlerde senaryodur,romanlar bu konuda daha gerçekçi..
        Çeçen – Rus savaşında efsane komutan rahmetli Şamil Basayev Rus Omon özel birliklerini,tanklarını pusuya düşürürken,göğüs göğse çarpışmada esir aldığı düşman erlerini yine bir başka şehit komutan Cohar Dudayev in de gayretiyle Rus annelerine haber gönderip gelin çocuklarınızı alın birdaha göndermeyin ! demiş aynı günlerde Ruslar Basayevin mahallesini bombalayıp ailesinden 19 kişiyi şehit etmişlerdir..( ailesi ve yakın akrabaları tamamen katledilmiş) Eşi Rus gazeteci Elina Ersenoyeva 2006 da kaçırılmış akibeti belirsizdir..Adalet bunun neresinde.. Efsanenin efsane röprtajından kesit ” Boğazına bıçak dayanmışken karşında kızkardeşine tecavüz edilmediyse benim ne yaptığımı anlayamazsın,ömrün çiçek böcekle geçer.”

  • […] sonrası ne mi oldu? 1 milyon nefret çocuğu […]

  • Cevapla Eylül 17, 2015

    habibe

    Katliamla ilgili önerebileceğin kitap ve filmler var mı? Duyduğum ilk günden beri aklımdan hiç çıkmadı. Araştırmak bu güne kısmet oldu. Yardımcı olur musunuz? Daha çok şey öğrenmek istiyorum bu vahşetle ilgili.

    • Cevapla Eylül 17, 2015

      Yasemin Sayalı

      “İncir Kuşları” ve “Leyla” iki sağlam kitap ve oldukça etkileyici Habibe… “Sen Doğmadan Önce” ve “Savaş Günahları” ilk aklıma gelenler çünkü en çok bu iki filmden etkilenmiştim bu konuyla ilgili… Yalnız dikkat et Savaş günahları filmi Dennis Quaid’in oynadığı olsun benzer adla çok fazla film var… ve daha çok araştırdıkça inan orada olmak isteyeceksin… biz gibi… eğer bir gün gerçekten gitmek istersen;

      http://www.bambuagaci.com/bosna-hersek-gezisi/

      • Cevapla Kasım 28, 2015

        Hakan Duman

        Bu arada İncir Kuşları kitabında takma ismi Suada olan kahraman ve diğerleri Sinan Akyüzle görüştüğüm üzre edindiğim fikirle İsveçte yaşıyorlar.. Suadanın kaldığı hapishanede karşılaştığı Türk gazeteci kadın Sırplara 21 gün esir düşen aynı hapsanede özel hücrede kalan rahmetli Münire ACİMdir.2,12.1993 te sırp bombardımanında isabet alan koşevo hastanesinde ölen iki hemşireden birisi Suadanın teyzesidir..konular tarihler ve yerler tamamen gerçektir sadece isimler kendilerinin gerçek kimlikleri ortaya çıkmaması isteğiyle gizlenmiş takma isimler kullanılmış,yazar son dk golüyle Suadanında oğlu almire baktığında hissttiklerini anlatınca onunda ne yazıkki tecavüzlerden hamile kaldığını belirtiyor.. Sinan AKYÜZün belirttiğine göre kitap çıkar çıkmaz Suada ya göndermiş fakat o hala okuyamamış kendi hikayesini.. Leyla ile mekanlar birbirini tutuyor ki güzel olan küçük çocuklar ve genç kızlar Foça karaman gnlevine gönerilmiş Çetnik ve üst düzey subaylara ikram için.yargılanan sırp savaş suçlularından o evinde sorumlularından Radovan Stankoviç biz oraya normal askerlerin girmesine izin vermezdik kapıda nöbetçi ve klit olmazdı yiycek bulunur kadınlar aç konmazdı gibi ahlaksızca yalanlarına devam etmiş.Yazara söylemedim sohbetmiz esnasında fakat Suadanın teyzesi üzerinden rahmetli Aliya İzzetbegoviçe bindirmeleri hiç hoş olmamış.. kaldıki hiçbir boşnak İzzetbegoviçe ağzını açmaz ona adeta tapar,ilahi bir insan görür..İzzetbegoviç ve özverisi,inancı,halkına olan sevgisi olmasa bugün boşnak ırkını sadece kitaplarda 20 yıl önce nesli yok olmuş topluluk diye okurduk.. ” .. ve herşey bittiğinde hatırlayacağımız şey,düşmanlarımızın sözleri değil,dostlarımızın sessizliği olacaktır.” Aliya İZZETBEGOVİÇ

        • Cevapla Kasım 28, 2015

          Yasemin Sayalı

          Bu değerli bilgiler için çok teşekkür ederim Hakan. “İncir Kuşları”nı okur okumaz Sinan beye bir şekilde ulaşmıştım. Suada’nın iletişim bilgileri için fakat senin de bahsettiğin gibi gizli kalmasının gerekliliği adına başarılı olamadım bu emelimde… Bosna’lılar gerçekten de en az bizim Atatürk’ü sevdiğimiz saydığımız kadar hayranlar İzzetbegoviç’e… Bunu Bosna’yı arşınlarken bizzat yerlilerinden dinledik… Konunun tekrar açılması ve verdiğin bilgiler benim için çok değerli fakat belirtmeden geçemeyeceğim onları her andığımda hala burnumun direği sızlar : ((((((

          • Cevapla Kasım 29, 2015

            Hakan Duman

            1993te savaşın en civcivli zamanı..Ben çok küçüğüm daha ama hayal meyal hatırlıyorum.. Ailemle beraber bir toplantı veya şölen,kutlama gibi bişeye gittik öyle hatırlıyorum.. ama birşeyi o çocuk aklımla unutmadım ! Boşnak bir komutan oradaydı bir Bosnalı asker miğferi getirmişti,delik deşik kurşunlardan bunu size hatıra bırakıyorum gibi bişiler ama o gün gerçekte kimsenin Bosnada neler yaşandığını bildiğini sanmıyorum sırplar çok iyi propaganda yapıyorlar bugün bile hala.. Pazar yerlerini,koşevo hastanesini defalarca vurmasalar ve en son Srebrenica da yaptıkları ağır katliam gün yüzüne çıkmasa sonuç dahada korkunç olacak,BM ve NATO susup desteklemeye devam edecekti.Müslüman ülkelere destek aramak için Boşnak askerlerin iltica ettiklerini o gün gördüm.Anlattıklarını hiç hatırlamıyorum o askerin,mümkün değil ama annemin ablam ve babamın günlerce ağladığını gördüm.Boşnaklar savaş devam ederken yaşanan akıl almaz durumları kendileride biliyordu ama en kötüsü yeri biliyorsun evi oteli orda kimin olduğunu ona ne yapıldğnı biliyosun ama birşey yapamıyorsun.. kafanı çıkar sniper… ” Bizler ölüyorken Tanrı gözlerini dinlendiriyor olmalıydı ! ” ( Bosnalı bir şair)

            • Cevapla Kasım 30, 2015

              Yasemin Sayalı

              Tarih kitapları çok savaşlar anlattı bizlere, insanoğlunun doğasında hırs olduğu müddetçe de savaşlar son bulmayacak elbette ama bir şey çok kanıma dokunuyor. Biz Müslümanlar bu kadar nefreti hak edecek ne yaptık? Zalim Sırplar bir avuç toprak için biraz daha söz hakkı için, Boşnakları bastırmak için… değer miydi bu kadar kan dökmeye, türlü türlü işkenceye, göz yaşına anlamıyorum hiç anlayamayacağım…
              Bosna’da bir çok sokakta “Dikkat Sniper” yazıyor ve Mostar köprüsünün üzerinde üzerinde “Don’t forget” yazılı malum savaş hatıraları var… İlk fırsatta tekrar gideceğim…
              Yorumlarını okurken yine gözlerim doldu ve yine kendi payıma da suçluluk hissettim. Dediğin gibi en kötüsü de bildiğin halde elinden bir şey gelmemesi… Çaresizlik o kadar kötü ki zor demek dahi kolay bir kelime Hakan

    • Cevapla Kasım 30, 2015

      Hakan Duman

      Kitaplar ve filmler çok fazla,fakat Türkçe çevrisi yapılan kitaplar ve hiç olmazsa altyazılı filmlere ulaşmak açısından birkaç önerim olcak ! Stockholm sendromuyla harmanlanmış filmler çok fazla örneğin Angelina Jolie nin kan ve aşk adlı filmi gibi.. ( bu film Angelina nın ülkemizde yazar Sinan Akyüz ün İncir kuşları adlı eserindeki hikayeyi birebir öğrenmesiyle etkilenip uyarlamasıyla yapılmış! ilham kaynağı olarak açıklandı..) ,Savrseni Krug un Kusursuz Çember isimli filmini çok beğenmiştim,öneririm ! Şimdi çok önemli bir yönetmen ismi veriyorum,yazın arama motoruna ve eserlerini inceleyin izleyin..ödüllü kısa filmide dahil,Go west isimli güzel ama zor bulunan filmin yönetmeni Ahmed İMAMOVİÇ.. Belvedere fiminde de Srebrenidsa katlimanı işlemiştir.Dino Mustafiç in REMAKE isimli filmi izlenmeli ve tabiki GRBAVİTSA ,Saraybosna da işgale uğramış ilk ve tek kenar mahallesi,kitaplara filmlere konu olan,en son meşhur İncir kuşları kitabının kahramanlarının oturduğu mahalle..Mahallede esir aldığı sayısız masumu kirleten öldürmeden beğendiklerinin etlerini henüz canlıyken kesip ızgara yapıp yediklerini laheyde beyan eden Grbavitsa canavarı Veselin Vlahoviç 45 yıl yedi,sizce yeterlimi!” sırplar Grbavitsadan 1996 da mahalleyi yakıp yıkarak delil yokederek etmeye çalışarak çekilmişlerdir ” nesye savaş sonrası bir annenin yaşama tutunmaya çalışması bu filmi izleyin.En beğendiğim ve fikri sempatimde bulunan ünlü aktör Robert De Niro nun ders niteliğindeki filmi.. Av Zamanı tavsiyem.Sen Dünyaya Gelmeden, Düşman Hattı ve Av Partisi diğer izlediğim ve izlenmeye değer bulduğum fimler.. Tr altyazısını bulamadığım için izlemediğim ve kafa karıştırma amaçlı avrupalı yönetmenlerin sırp propagandası yaptıkları filmlerde var.. dikkat edilmeli !
      kitaplara gelince Leyla ve İncir kuşları zaten yukarıdaki filmlerin bir çoğuna ilham kaynağıdır.Leyla da herşey apaçık sunulmuş,kitap kahramanı Laheyde ifade verdiği süreçte sırplardan ölüm tehditleri almış ve bir gün evinin önünde suikaste uğramıştır,güzelliğimden nefret ediyorum,eğer öyle olmasaydım benide diğerleri gibi kullanıp kısa sürede diğerlerine yer açmak için öldürüverirlerdi ama .. diyo.Müslüman boşnak vatan haini Fikret Abdiç in sırplarla müşterek kontol ettiği esir kampında zulüm görmüş.Gerisini okursunuz inanası gelmiyor insanın..İncir kuşları tamamen duygusal,belki kahraman bu şekilde değil daha açık anlattı ifadeleri ama malum aşk roman yazarı Sinan bey işin duygusal boyutunu 120 sayfadan fazla bölüme yayıp daha sonra konuya giriyor..ama İncir kuşların dan aklımda kalan bir bölüm ”..sırpların Miljevinaya gireceği günlerde ilk top mermisi bir İncir ağacını ve üzerindeki 2 çocuğu, incir kuşarını paramparça ediyor,anne evden çıkıp çocuklarının ağaç dallarında sallanan parçalarını ve ölü kuşları bir poşete topluyor.. oraya toplaşan insanlardan bir kadın sen napıyorsun be kadın kuşları neden koyuyosun diye sorduğunda.. – incir kuşlarıda benim evladım sayılır! diye cevap veriyor.. :( ” Ekstra drama olan bu hikaye bazı filmlerde işlendi.. Bu kitabı okurken artık hareketlensin diye hızlı hızlı gidiyosun ama roman bittiğinde seni ağır yaralı bırakıyor.. Çok öncelerden okul araştırmam için tanıştığım tanıdığım en güzel insanlardandı şimdiki kitabını önereceğim kişi..Savaştan sağ çıkıpta kansere yenik düşen boşnak asıllı gazeteci yazar rahmetli Münire ACIM ( Coşkun )..Bosna da savaş yüreğimde kan gülleri kitbının ismi.Arşiv gazetelerde,haberlerde,belgesel niteliğinde orjiinal görüntüleri,röprtajları mevcuttur.. Savaştaki tek Türk kadın gazetecidir. İncir kuşları kitap kahramanı Sada ile aynı hapishanede yakın hücrelerde 21 gün Sırplara esir olmuş,Suadayla gizli yaptığı boşnakça sohbet hariç sırplara sadece Türkçe ve İngilizce konuşmuş,boşnakça bilmediğni inandırmış bu sayede sağ kalmıştır,öyle derdi.çok fazla şeyleri görüp okuduğu,yanındaki konuşulanları duyduğu için..İzzetbegoviç in ulusal medyada bastırmasıyla zorla salıverilmiş,basın mensubunun esir alınamaz, zarar verilemez ilkesinin uygulanmasını savaşta herşeyi yapan mübah gören sırplardan beklenemeyeceğini bilmek için zeki olmaya gerek yok.Bosna savaşı ile ilgilenen herkesin özellikle şimdik neslin ilk bakması gereken kaynak onun görüntüleri ve haberleridir.
      Kurşunların da rengi var ( Emine ŞECEROVİÇ), Sevdalinka ( Ayşe Kulin), Son Tanık ( Glean Meade) bunu okuyorum şuanda ! ve Hollanda barışgücü askerinin pişmanlığınıda yazdığı Srebranitsa ile alakalı kitap ve özellikle bu katliam ile ilgili görgü şahitlerinin kitapları Türkçeye çevrildi.. okumadım.Günümüz yayınevleri bosna savaşı alakalı romanlarda eğilime girdi,doğru olanda bu.. zaten iyide satılıyor.Yanı başımızdaki halen çatışmaların sürdüğü Karabağ ın nerede olduğunu dahi bilmeyen insanların ülkesindeyiz,onlara 20 yıl önceki savaşı nasıl haber vericeksin! neyse sözümü tuttum genel olarak yayınlanmış film ve kitaplar hakkında bilgilerimi sizlere sundum. İlerki günlerde çok bilinmeyen ama ilgi çekici savaş kahramanlarını ( öyle rambo filan gibi çakma değil gerçek) burda yazıp paylaşmayı düşünüyorum..hoşçakalın.

      • Cevapla Aralık 2, 2015

        Yasemin Sayalı

        Bu makale tadında yorum için sana ne kadar teşekkür etsek az… İlk fırsatta bu yorumu izninle içerik olarak siteye ekleyeceğim bilgin olsun… “Kusursuz Çember” fena değildi ama “Kan ve Bal Ülkesinde” fazla düz geldi… Diğer tavsiyelerin de ilk izlenecekler listemde an itibariyle : ) Yazarlık başvurunu hala sabırsızlıkla bekliyoruz tanışabilmek dileğiyle…

        • Cevapla Aralık 3, 2015

          Hakan Duman

          Merhaba Yasemin,memnuniyetle tabiki.. Uykusuz vaziyette yazdığım için imla ve yazım düzen hatası olabilir,ufak düzenlemelerle dilediğin gibi yayınlayabilirsin.Etkileyici bir bilgi eklemesi yapıyorum ! ” Kusursuz Çember’in benim ve birçoğu için asıl önemli yanı,filmin 10 Eylül 1997de gösterimde olması ! Bosna savaşı 1995te resmen sona ermesine rağmen,Sırplar Saraybosna da işgal ettikleri Grbavitsa kenar mahallesinden çekilmemekte direnmiş Mart 1996 da zorla da olsa Müslüman evlerini yakıp yıkarak gitmişlerdir.Neredeyse savaş fiilen devam ederken Bosna da çekilmiş olması,savaşa en yakın film olma özelliğini katıyor..Birde filmde Çetniklerden bahsediliyor fakat bir tek sırp yüzü göremiyoruz,o denli nefret olayların bu kadar sıcak olmasından kaynaklı bence! kimse Sırbı oynamak istememiş,oynasada yüzünü göstermemiş..” Angelina jolie nin gözünden İncir kuşları hikayesinin sinemaya uyarlaması ki kadın bu filmi gerçek kişilerle görüşerek yaptı,tahammül edemediğim nokta ise gerçekte tecavüzcüsüne nefret varken burda aşk doğuyor,Bakira HASECİÇ bu filmi onaylamadı ! Benim filme notum ise hiçbir Çetnik intihar edecek veya pişmanlıktan teslim olacak kadar onurlu değil,öyleki kendilerini bugün de haklı görüyor ve Sırbistan ın ulusal kahramanları olarak korunuyorlar. Onur olsa,vicdan olsa,pişman olan kişi 20sene hala kaçarmı..Üstelik geçen günlerde Sniperler hakkında inceleme yaparken Saraybosna da o minicik çocukları kafasından vuran sniperlerin fotolarını gördüm.. ” Çoğu genç kız! Dürbünlü kanas silahını temizlerken,nişan alırken filan Çetnik kıyafetleriyle pozları var..”

          • Cevapla Aralık 3, 2015

            Yasemin Sayalı

            Merhaba Hakan,
            Sen daha önce nerelerdeydin… Bu arada endişelenmene gerek yok, hiç ama hiç problem değil elden geçirmeden yayına almam için rahat olsun. Sayende savaş hakkında bilmediğimiz bir çok detayı öğrendik. Sonunda aramıza katılmaya karar vermene çok ama çok sevindim. Tekrar hoş geldin Hakan.

  • Cevapla Kasım 28, 2015

    Hakan Duman

    Merhaba Yasemin ! Savaş Günahları adlı filmi tamamıyle yanlış anlamışsın nasıl olduysa..Film tamamen Boşnaklara iftira yalan ve hakaretlerle dolu.. daha hemen başında yol kenarında asılmış papazları rahipleri öldürülmüş güyaa sırp sivilleri yakılmış sırp köyünü görüyorsunuz,Mücahidler sırp kadınlara tecavüz edip hamile bırakıyorki zaten başrol kadın oyuncuda boşnak mücahidlerin tecavüz mağduru falan filan.. çocuğun biri el bombasıyla BM. askerlerini katlediyor .. filmin sonunda Sırp kadınnın bindiği sırp mülteci otobüsü Yeşil bereli boşnak mücahidler tarafından durdurulup içersindekiler tek tek keyfi katlediliyor.. Sırpları haklı göstermek kadar iğrenç birşey.. öyle bir yapım onların yaptıklarına ortak olmakla eşdeğer değilmi.. Yönetmenin Çetnik olduğunu düşünüyorum,Emir Kustarika alçağı gibi ne olmuş tecavüze uğradılarsa zaten Sırp değillermi sadece sünnetsizler ! mantığı.. Filmi en baştan sona kadar ters çevirip izleyin yoksa sinirleriniz bozulur.. Sırpları boşnak boşnakları sırp düşünün..

    • Cevapla Kasım 28, 2015

      Yasemin Sayalı

      Merhaba Hakan yoo filmi ta da senin anladığın gibi anladım. Sırpları değil de Boşnakları zalim göstermiş. Ama bayanım sonuçta Dennis’in performansı, film içerisindeki uç sahnelerden etkilenmedim değil. Açıkçası film çok eski ve ben ilk izlediğimde bu acımasız katliamdan bihaberdim. Arkadaş konu hakkında kitap, film tavsiyesi isteyince tüm bildiklerimi önerdim o kadar… Yönetmen bence de ya Çetnik ya da hayranı… Kusturica’nın bu sözünü ilk kez duyuyorum… “Çingeneler Zamanı” unutlmazlarımdandı ama artık şüpheliyim… Onun bile altında bir nane! ararım artık ; )

  • Cevapla Kasım 29, 2015

    Hakan Duman

    Merhaba Yasemin.Soyismini dahi büyük harfle yazmaktan geri durduğum ” Emir kustarika ” adını arama motoruna yazdığınızda,karşınızda Çetnik selamı veren görüntüsü ve değerli dostu Sırpların ona övgüleri beliriveriyor..Neyseki o sadece savaştan bir pasta koparmış fırsatçı..O kadar çok gördümki bunlardan artık bu sadece müsvedde.Başı çeken asıl aşağılık hain ” Fikret ABDİÇ ” tir.Rahmetli İZZETBEGOVİÇ bir yandan azgın Sırpların başta Çetnik ve Arkan ın köpekleri olmak üzre türlü türlü katillerine karşı koyma çabasındayken,biryandan keyfine göre taraf değiştirip nüfus yoğunluğu olan yerleşimlerdeki müslümanları katleden Hırvatlarla uğraşıyordu. ama asıl darbe kendinden olan ( ya da öyle olduğu sanılan) ideolojik olarak zıt fikirlerini hainliğe dönüştürmüş Boşnak fabrikatör işadamı ve siyasi lider Fikret Abdiçten geldi..Sırplarla hemen masaya oturup ittifak olan bu adam kendine katılan ölümden yok olmaktan korkan satın aldığı boşnaklarla toplama kampları kurmuştu.. İnanınki bu kamplarda diğerlerinde olanlardan azı yaşanmadı hatta fazlası olabilir.. Leyla kitabında bu teferruatlı olarak anlatılmakta kişinin yaşadıkları dolayısıyle..kollarına kırmızı şerid bağlayan bu hain milis ordusu,İzzetbegoviçin Yeşil bereliler ve Vatanseverler mücahid guruplarına karşı koymuşlar.Velika kladuşa en etkin bölgeleri.Lahey in nerdeyse tüm savaş suçlularına uygun gördüğü üzre,kendisine de verilen cüzi cezayı çok seneler önce tamamladı bu Abdiç alçağı.şuan kendisi gibilerin yaşayabildiği diyarda son demini geçiriyor..” Yakın zamanda edindiğim bilgi üzre Boşnak kahraman NASER ORİÇ ten çekinceleri had safhada bu gibilrin..haksızda sayılmazlar boşnak kasabı ünvanı verilmiş düşman Sırplar tarafından.savaştan hemen sonra en azılı sırplardan olan Arkanın Belgradtaki otelinde adamlarıyla beraber infaz edilmesinde asıl parmağın Naser ORİÇ i gösterdiği bilinir.öyleki Sırbistan yeniden yargılatmak için bastırıyor Laheye, defalarca yargılanıp beraat etti. Özellikle Naser ORİÇ ve diğer az bilinen çok ilgi çekici savaş kahramanları hakkında başka bir makale yazmalı..Bir General DOMUZ var mesela ! hem İzzetbegoviçin kendine hediyesi tesbihi hemde haçını boynundan çıkarmamış.Saraybosna da bir komiser Sırp milliyetçisiyken tamamıyle kader nasip diye açıklanabilecek olaylar üzerine saf değiştirip savaş başından itibaren Saraybosna ve tabiki Bosna müdafası için hayat memat meselesi olan İGMAN DAĞI savunmasını G.Çedomir Domuz adlı bu sırp komutan üstlenmiş.. kendiside yaşamını feda etmiş ne yazıkki.Şehidmidir değilmidir diye başta silah arkadaşları çok tereddüte düşmüşler.. Sırp yani Hristiyanın normalde şehit olma durumu yok fakat Bosna da ne kadar alim varsa istihare ye( rüyaya) yatmış hepside yeşillikler ve huzur içinde görmüşler..çocuklarının İST.FATİH üniv. okuduklarını ailesinin savaştan sonra müslüman olduklarını öğrendim.Bu değerli komutanın da ele alınabilecek müthiş bir romansı hikayesi var.. ” Bosna ve Çeçenistan savaşlarından romana başlansa yaşam yetmez..Savaşın olduğu yerde her evden,insandan romanlar dolusu hikayeler çıkar.hani varya duvarın dili olsa diye.. Bosnada iyiki duvarlar dilsiz :( .!!!

  • Cevapla Nisan 18, 2016

    Yılmaz ŞEKER

    Allah’ın zalimlerin yapıp ettiklerinden habersiz sanma. O onları gözlerin korkudan donup kalacağı bir güne ertelemektedir.

Sen de yorum yaz

Bu yazı hakkında yorumunuzu bekliyoruz